Sinema tarihinin efsanelerinden biri olan Batman serisinin yeniden yaratılması süreci devam ediyor. Daha önce Batman Begins (2005) ile bu yeniden yaratım sürecine başlayan yönetmen Christopher Nolan, tıpkı o başlangıç filminde olduğu gibi yine kendisinin yazıp yönettiği serinin bu ikinci filminde de, seyircinin aklındaki Batman imajını değiştirmeye kararlı olduğunu ispatlıyor.
Hepimizin artık çok iyi bildiği gibi, Bruce Wayne’in zengin bir ailenin mutlu küçük çocuğu olarak başladığı yaşantısı, ailesinin bilinmeyen kötü insanlar tarafından öldürülmesinin ardından tamamiyle değişmiş ve sorunlu kişiliği onu, intikam peşinde koşan zengin ve lanetli bir adam ile adaletin savunuculuğunu üstlenmiş bir kahraman figürü (Batman) arasında sıkıştırmıştır. Gündüzleri uysal ama yarı disiplinli ve kısmen playboy olan bir patron, geceleri ise kapkara pelerininin altında Gotham kentinin dar ve pis sokaklarındaki serserilerin korkulu rüyası olan Bruce Wayne, serinin önceki versiyonu olan ve Tim Burton tarafından yönetilen seride bu iki rolü birbirine hiç karıştırmamış güçlü bir figürdü.
1989’da gösterime giren ve büyük olay yaratan o eski serinin ilk filminde Batman ile ilk kez tanışan seyirci, Batman’in (Michael Keaton) ve kötü adam Joker’in (Jack Nicholson) karizmasından ve filmin hızlı akışından o denli etkilenmişti ki, böylesi bir hayat yaşayan bir insanın aslında ne tip duygular içinde olabileceğine hiç kafa yormamıştı. Anlamsız biçimde tutarlı ve güçlü çizilen bu figür, 1992’de Batman Returns (Batman Dönüyor), 1995’de Batman Forever (Batman Daima) ve 1997’de Batman & Robin (Batman ve Robin) adlı serinin devam filmlerinde de sürmüştü. Oysa dikkatli sinemaseverler, o filmlerde bazı şeylerin olması gerektiğinden çok daha yüzelsel biçimde işlendiğini ve aynı bedende iki ayrı kişilik olan Bruce Wayne ile Batman arasında yaşanması muhtemel psikolojik çatışmalara yeterince yer verilmediğini fark etmişti. İşte muhtemelen o dikkatli sinemaseverlerden biri olan yönetmen Chiristopher Nolan, ilk serinin ilk filminden tam 16 yıl sonra seriye yeniden hayat vermiş ve 2005’de Batman Begins (Batman Doğuyor) adlı filmi yaratmıştı.
Batman Begins ile çok zor bir işe kalkışan, ve filmin zaman zaman seyirciye yaşattığı kopuk kopuk anlatımlardan da anlaşılabileceği gibi, istenilen sonuca pek de ulaşamayan Nolan, Kara Şövalye (The Dark Knight) ile istenilen düzeye bir adım daha yaklaşmış gibi görünüyor. Gerek Batman’in gerekse Joker’in tutarsız ve acınası tavırları, kahramandan ziyade birer anti-kahraman objesi olarak karşımıza çıkışları ve filmin enterasan replikleri özellikle dikkat çekiyor.
Sözün burasında hemen durup belirtmek gerekir ki, Batman, tüm süper kahramanlar arasında uçmak ya da örümcek ağları fırlatabilmek gibi özel yeteneklere sahip olmayan yegane kahramandır. Her ne kadar yüksek gökdelenlerden aşağıya korkusuzca kendisini bıraksa da, eğer düşerse öleceğini çok iyi bilmektedir. Bu haliyle o, haksızlıklara uğramış ve kendi uğradığı haksızlıklara olan kızgınlığını gerçek adaleti inatçı biçimde savunarak gösteren içimizden çıkmış bir kahramandır. Bir çok sosyolog ve psikolog, Batman’in duruşunun, post-modern insanın dünyaya, adalete ve sisteme olan inancının sarsılmışlığının ete kemiğe bürünmüş hali olduğu konusunda hemfikirdir. Kuşkusuz böyle bir figürün, yönetmen Tim Burton’un eski seride anlattığı şekilde, yani gündüzlerin playboyu gecelerin ise sarsılmaz adalet savunucusu olan, tutarlılık veya kadın mıknatıslığı gibi özellikleri bünyesinde barındıran şekilde canlandırılması pek doğru olmayacaktı. Olmamıştı da…
Kara Şövalye (The Dark Knight), Batman’i yıllar sonra ilk defa olması gerekene yakın şekilde anlatıyor ve bu haliyle, eğlenmek ve gerçeklerden uzaklaşmak için değil de, görmek ve anlamak için sinema salonlarına koşan gerçek izleyiciye selam yolluyor. İzlenmesi gereken filmler listenize eklemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.
Filmin oyuncu kadrosu da, özellikle hakkında bir şeyler söylenmesini gerektirecek kadar zengin. Batman Begins (2005)’de olduğu gibi serinin bu ikinci filminde de, ailesinin ölümüyle yüzleşmeye çalışan ve bu acıdan yola çıkarak kendini adaletin savunucusu ilan eden çizgi roman figürü Batman’i Christian Bale canlandırıyor. Yarı karanlık yarı ikon figürleri şimdiye kadar başarıyla canlandırmış ve bu konuda özellikle aranan Bale, bu filmde de işinin hakkını veriyor.
Joker rolüyle karşımıza çıkan Heath Ledger ise eski serinin unutulmaz Joker’i olan büyük usta Jack Nicholson karşısında bile ezilmeyeceğini ispatlamış görünüyor. Filmdeki ses tonu, mimikleri ve psikopatik tavırları ile tam olarak felsefeye tutkun çizgi roman severlerin hayalindeki kötülüğün portresini çizmiş.

Bu iki baş figürün ötesine geçtiğimizde bile karşımıza yine büyük oyuncuların çıkıyor olması, bu filmin mutlaka izlenmesi grektiğinin bir başka kanıtı. Batman’in ya da bir başka ifade ile Bruce Wayne’in sözlerle anlatılamaycak baba karakterli uşağı Alfred’i, Oscarlı büyük oyuncu Michael Cane; Batmobil gibi Batman’in seyirciyi büyüleyen savaş oyuncaklarının dahi tasarımcısı ve aile dostu Lucius Fox’u ise yine Oscarlı usta Morgan Freeman canlandırıyor. Bunların dışında, Bölge Savcısı Harvey Dent’i Aaron Eckhart, Rachel Dawes’i Maggie Gyllenhaal, Teğmen Jim Gordon’ı ise Gary Oldman canlandırıyor.
İyi seyirler…
Filmin Orjinal tanıtım videosu için şu adrese uğramanızı tavsiye ederim:
http://thedarkknight.warnerbros.com/




Kara Şövalye / The Dark Night…
Sinema tarihinin efsane filmlerinden biri olan Batman serisine kardeş geldi……
Ben izlemedim ama “Kara Şövalye” ”Batman” den daha iyi bir film gibi duruyor..
[...] Click to read more… [...]
[...] Click to read more… [...]
İlk olarak Christopher Nolan gibi bir üstada defalarca teşekkür ediyorum, ölmeden bana Hollywood hoşafı olmamış bir süper kahraman filmi izlettiği için. İlk çektiği Batman Begins’te hafiften Memento’daki tekniğini kullanıp çok riskli bir olayı mükemmel anlatıma dönüştüren Nolan’ın bu filmde de fire vermeyeceğine emindim. O yüzden Dark Knight’ın girdiği ilk gün gittim. Ve karşımda her sahnesi fragmanmışçasına seyirciyi bağlayan bir film gördüğümde hayran oldum bir kez daha.
[...] Teşekkürler Yasemin Atalar. [...]
Bu filmi çok merak ediyorum..En kısa zamanda izliyeceğim..
Bat-Man come to Batman - Batman, Batman’a gel
valla bende vcd sini alıcam çıktığı an batman kara şovalyenin vcd sinide alcam sinemasınada gittim